www.sosyalbilimevi.com
ANASAYFA arrow COĞRAFYA SÖZLÜĞÜ  
07 09 2010
SITEMIZIN FORUM BÖLÜMÜNE GIRIS YAPARAK DAHA FAZLA DOKÜMANA ULASABILIRSINIZ.
Ana Menü
ANASAYFA
ATATÜRK KÖŞESİ
DESTAN ÇANAKKALE
İSTİKLAL MARŞI
ERMENİ SORUNU
ETKİNLİKLER
E-KİTAP VE AFİŞ
FLASH İLE ÖĞREN
FİLM ANİMASYON
SUNULAR
ÖSS-OKS-SBS-KPSS
PROJE PERFORMANS
SORU BANKASI
YAZILI SORULARI
DERS NOTLARI
DERS KİTAPLARI
YILLIK ÖDEVLER
YILLIK PLAN
ZÜMRELER
BELGELER
ÖĞRETMEN FORMLARI
B.GÜN VE HAFTALAR
EĞİTİCİ KULÜPLER
REHBERLİK
COĞ İNTERNET TV
İNK.TAR.İNTERNET TV
VİDEO İZLE
UYDUDAN DÜNYA
HABERLER
SON HABERLER
SON DEPREMLER
RESİM ARŞİVİ
ÖĞRENCİLERDEN
YÜKLENEN DOSYALAR
T.K.Y HARİTALARI
İLETİŞİM
SİTE İÇİ ARAMA
OKUMADAN GEÇME
SİTE HARİTASI
COĞRAFYA SÖZLÜĞÜ
HAMSİKÖY
T.TARİH KURUMU
T.COĞRAFYA KURUMU
YILIN FOTOLARI
ZİYARETÇİ DEFTERİ
MÜZE GEZİNTİ
SATRANÇ OYNA
SUDOKU OYNA
ORİGAMİ
DEVLET KURUMLARI
10.000 RESİM
EĞLENCELİK
DOST SİTELER
KARABÜK TML
GİRİŞ FORMU
KİMLER İÇERDE
Şuan 6 konuk çevrimiçi
BUGÜN55
DÜN92
BU HAFTA147
BU AY675
TOPLAM69778
Son Online Üyeler
mofCenregenoP (mofCenregenoP)
(2010-09-07 10:13:40)
littlebill (littlebill)
(2010-09-06 13:52:37)
Alburapar (Alburapar)
(2010-09-06 06:44:00)
Cowlloyasty (Cowlloyasty)
(2010-09-06 04:39:08)
ZodsJoups (ZodsJoups)
(2010-09-06 02:35:22)
Ermeni Sorunu

TÜRKİYE'NİN 2008 NÜFUS PİRAMİDİ KURTLAR VADİSİ HAZAR Hem tarih yazdı, hem de fotoğraf çekti TÜM ÜLKELERİN NÜFUS PİRAMİTLERİ İşte Zübeyde Hanım'ın kayıp mezar taşı Ergenlik dönemi, sorunlar, çözümleri LEVHA HAREKETLERİ - VİDEOLU BİLMECELERİ CEVAPLAYALIM ŞİFALI SULAR ÖSS'ye Hazırlanan Öğrencilerin Sorularına Cevaplar 3 YAVUZ'UN KÜPESİ VE BIYIĞI... Napolyon'un Savaş Kazandıran Taktikleri COĞRAFYA VİDEOLARI - İZLE ÖĞREN SUDOKU OYNA NÜFUS SAYIM SONUÇLARI -2007

COĞRAFİ TERİMLER SÖZLÜĞÜ PDF Yazdır E-Posta
-A-

Absorbsiyon: Soğurmak. Işık veya ısının başka bir cisim içinden geçerken bir kısmının emilmesi, alıkonulması.
Açık havza: Akarsuları denize ulaşabilen bölge.
Adyabatik ısınma: Bir dağı aşan hava kütlesinin sıkışma sonucunda ısınması. Böyle bir hava kütlesi her 100 maçaldığında 1° C ısınır.
Afet: Can ve mal kaybına yol açan olaylar. Bunların çoğu doğaldır. Çığ, deprem gibi. Ayrıca yangın gibi insandan kaynaklanan afetlerde vardır.
Ahır hayvancılığı: Hayvanların kapalı yerlerde (ahırlarda) kuru yemlerle beslenmesine dayalı olarak yapılan hayvancılık.
Akarsu çığırı: Akarsuyun başlangıcıyla, son bulduğu noktalar arasında kalan yer. Akarsuyun doğuş yeri yukarı çığırı, ağız kesimi aşağı çığırı oluşturur. İkisi arasında da orta çığır yer alır.
Akarsu havzası: Ana akarsu ve ona bağlı kollara kavuşan yüzey sularının toplandığı su toplama alanı.
Yukarı havza: Bir akarsu havzasının üst bölümü veya su toplama alanının üst kısmı (Örnek: Yukarı Fırat Havzası gibi)
Orta havza: Akarsu havzasının orta bölümü.
Aşağı havza: Akarsu havzasında ana nehrin deniz veya döküldüğü alt bölümü (Aşağı Kızılırmak havzası)
Akarsu çığırı: Akarsuyun çıktığı yer ile döküldüğü ağız arasında takip ettiği yol.
Akifer: Suların tutulduğu, toplandğı hazne.
Alçak enlemler: Ekvator ile orta kuşak arasındaki enlemleri içerir.
Alüvyon: Akarsuların taşıyıp belirli alanlarda biriktirdiğei kil, kum, çakıl ve balçıktan oluşan maddeler.
Antiklinal: Kuble şeklinde kıvrımlı tabakalar.
Antropojen bozkır: Doğal bitki örtüsü olan ormanın, insanlar tarafından tahrip edilmesi sonucu oluşan bozkır.
Antropojen step: Antropojen bozkır.
Antisiklon: Yüksek basınç (1013 milibarın üzerinde) alanı.
Arazi sınıfı: Arazinin tarım, orman, otlak olarak kullanma yönünde sınıflara ayrılması. "Arazi kabiliyet sınıfı orman" denilince, o sahanin sadece ormana uygun olduğu ve o araziden en yüksek gelirin orman yetiştirilmesi ile sağlanacağı anlaşılır.
Artezyen: Yer aıtındaki geçirimsiz iki tabaka arasında biriken suyun yeryüzüne sondajla çıkarılması sonucu oluşan kuyu.
Asfaltit: Petrolün ayrışması ile oluşan tortul taşların gözeneklerinde veya kırıklar arasında bulunan doğal bitüm. Asfaltit yol yapımında ve inşaatlarda kaplama ve yalıtım malzemesi olarak kullanılır.
Aşınım platformu: Dalga aşındırması ile kıyıların önünde meydana gelen düzlük.
Aşırı otlatma: Bir otlağın ot veriminin üzerinde hayvan otlatma. Böyle durumda hayvanlar, otları kısa sürede tüketerek sahada ot büyümesi zayıflar ve saha çıplaklaşır.
ErKen otlatma: Otlar büyümeden otlakta
Atlantik tipi kıyı: Dağların denize dik olarak uzandığı çok girintili çıkıntılı olan bir kıyı tipidir. Ege denizi kıyıları buna örnek oluşturur.
Atmosfer: Yer küreyi kuşatan, değişik gazlardan oluşan ve çeşitli katları bulunan küre. Hava küre.
Azınlık: Bir ülkede, dil, din veya soy yönünde farklı olan ve sayıca az olan insanlar topluluğu.

- B-

Bağcılık:
Üzüm bağı yetiştirmek ve bundan kazanç sağlama işi.
bağlantısızlar: Batı ve Doğu Bloklarına dahilolmayan tarafsız ülkeler.
Bakı: Bir dağ yamacının baktığı yön.
Baraj: Suyu toplamak, gücünden yararlanmak amacıyla akarsu üzerinde yapılan be nt.
Baraj gölü: Bir akarsu yatağında kurulan barajların gerisinde biriken suların oluşturduğu suni göl.
Barit: Doğal baryum sülfat. Metal cevheri damarlarında bol bulunan bu madde, boya sanayii ve petrol sondajlarında kuyu açma çamurunun ağırlaştırılmasında ve radyolojide sindirim organlarının filminin çekilmesinde kullanılır.
Biyocoğrafya: Canlılar coğrafyası. Yeryüzündeki bütün canlılar, coğrafya bilimini prensiplerine göre inceleyen bilim dalı. Botanik (bitkiler bilimi) ve Zooloji (hayvanlar bilimi) olmak üzere iki bölümden oluşur.
Boğaz: 1) Akarsuların engebeli ve yüksek sahaları aşındırması sonucu açtığı dar ve derin vadi (Fırat boğazı gibi) .
2) Denizleri birbirine bağlayan dar su geçidi (Çanakkale Boğazı)
Boksit: Alüminyum'un ana cevheri olan tortul kayaç. Alüminyum tesislerinde arıtılan boksitten saf alümin (alüminyum oksit) elde edilir. Daha sonra alümin elektraliz yoluyla indirgenerek alüminyum metali üretilir.
Bor elementinin doğada buluan bileşikleri. Metalurji sanayiinde, nükleer reaktörlerde, cam ve seramik sanayiinde kullanılan bor minerallerinin dünyada bilinen rezervlerinin % 75'i ülkemizde yer almaktadrı.
Boylam: Dünya üzerinde herhangi bir noktayla, Londra yakınındaki Greenwich Gözlem evi'nden geçen meridyen arasındaki paralel yayının açı cinsinden değeri.
Bozkır: Yarı kurak bölgelerde ilkbahar yağışlarıyla yeşillenen otsu bitkilerden ve bazı kurakçıl çalılardan oluşan bitki topluluğuna verilen ad (step). Seyrek ağaçların da yer yer bulunduğu bozkırlara, ağıçlı bozkır denir.
Buzul: Kalın kar ylğınlarının uzun süre devam eden erime - donma olayları ile buzun sertleşerek kristal haline gelmesi ve mavi bir renk alması.
Buzul dili: Sirkten çıkan buzulların vadi boyunca hareketi ile oluşan dil.

-C-

Cephe: Farklı özellikietik iki hava kütlesinin karşılaşması ile oluşan hat. Cepheler hareketli olup, bir yerin sıcaklık ve yağış durumunu doğrudan etkiler. Bir cephede soğuk havanın yerini sıcak hava alırsa buna sıcak cephe, sıcak havanın yerini soğuk hava işgal ederse buna da soğuk cephe denir.
Civa: Parlak, sıvı halde bulunan bir metal. Termometrelerde, özel ampül yapımında, dişçilikte ve ilaç sanayiinde kullanılır.
Coğrafi bölge: Coğrafya bakımından kendi çinde ana çizgileriyle benzerlik gösteren ve bu özelliğiyle diğer yerlerden ayrılan alan.
Coğrafi konum: Herhangi bir yerin dünya üzerindeki enlem boylam derecesi, denizlere, kıtalara, ticaret yollarına göre yeri.
Comecon (komecon): SSCB ile, çoğunluğu Avrupa sosyalist ülkeler tarafından kurulmuş olan, ancak üye ülkelerde meydana gelen köklü ekonomik ve siyasal değişiklikler sonucu 1990 yılında feshedilen ekonomik birlik.
Conolis kuvveti: Dünyanın dönmesi sonucu, rüzgarları Kuzey Yarım Küre'de sağa, Güney Yarım Küre'de sola saptıran güç.

-Ç -

Çakıl çölü (serir): Üstü ince tanelerden oluşan örtünün rüzgarlar tarafından süpürelmesi sonucu çakılların yüzeye Çıktlğı kurak bitki örtüsünde yoksun olan yer.
Çağlayan: Küçük bir akarsuyun çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktlğı yer, küçük şeıale.
Çanak: Çevresin göre çukurluk gösteren yer. Bu tip yerler çanağa benzediği için bu adla anılır.
Çavlan: Çağlayanın büyüğü, şelale.
Çevre: Içinde yaşanılan ortam. Canlı ve cansız vıarlıklardan oluşur. Insanlar tarafından bozulmadlğı zaman doğal bir denge halindedir ve kende kendini yeniler.
Çevre kirliliği: Çevremizde bulunan hava, su, toprak, bitki örtüsü gibi doğal ortamların insanlar tarafından; duman, zehirli gaz, çöp, plastik, deterjan, tarım ilacı, kanalizasyon ve sanayi atıklarıyla kirletilmesi. Böylece hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliği gibi sorunlar ortaya çıkar. Ayrıca gürültü (ses kirliliği) de bir çevre kirliliğidir.
Çevre sorunu: Çevre kirlenmesi ve bu kirlenmeler sonucu ortaya çıkan (ozon tabakasının incelenerek delinmesi, toprak erozyonu, sel gibi) çeşitli sorunlar.
Çığ: Yüksek dağların dik yamaçlarının bir yerinden koparak yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar yığını. Bu kar yığınları çok çabuk yuvarlanır ve önüne gelen herşeyi tahrip eder.
Çırçır: Pamuğu çekirdeğinden ayıran makine.
Çinko: Mavismi beyaz renkte bir metal. Pasıanmayı önlemek amacıyla demir ve çeliğin kaplanması (galvanizlenme), kuru pil yapımı, kozmetik ve boya sanayiinde kullanılır.
Çöküntü hendeği - oluğu: Kabuk tabakasının kırılması ile bir kütlenin blok halinde bulunduğu yerden alt seviyeye düşmesi. Karstik sahalarda çözünme sonucunda oluşan boşluğu üstündeki sahanın çökmesi.
Çöl: Karaların çok kurak, su ve bitki bakımından çok fakir alanları. Yıllık yağış 100 milimetreden azdır. Bazıları kumlar ve kumullarla kaplıdır; bazıları taşlık ve kayalıktır.
Çözülme: Taşların, iklim elemanlarının etkisiyle ufalıp ayrışması.
Çözünme: Bir sıvı ile karışan katı, sıvı ve gaz durumundaki bir mhddedin bu sıvı içinde homojen bir bütün omuşturacak biçimde karışması. Kireç taşının suların etkisi ile çözünmesi gibi.
-D-

Dağ çayırı: Yüksek dağlarda orman sınırıın üzerindeki yüksekliklerde görülen çayırlar. Dağ çayırları çoğunlukla kurakçıl bir yapıya sahiptir.
Dağ sporu: Yüksek ve sarp dağlarda gezmek, buraları görmek, tanımak ve araştırmalar yapmak için yapılan tırmanma işi. Dağcılık hem bir spor hem de bir bilimsel araştırma şeklidir.
Davar: Koyun ve keçinin ortak adı.
Debi: Bir akarsuyun belli bir kesitinden bir saniyede geçen su miktarı (m3/sn). Akım.
Delta: Akarsuların taşıyarak deniz ve göl kıyılarına biriktirdikleri alüvyonlardan oluşan ve kabaca üçgene benzeyen düzıükler.
Deprem: Yerin derinliklerinden gelen ve yer yüzünde titreşimler şeklinde beliren doğal olay. Deprem yer kabuğunun iyice oturmamış yerlerinin yerinden oynaması ile olur. Bunlar arasında en çok kırılma sebebiyle yer sarsıntısı meydana gelir.
Depresyon: a) Yeryüzünde meydana gelmiş çukur alan b) Alçak basınç alanı.
Dış alım (ithalAt): Bir ülkenin diğer ülkelerden almış olduğu mal ve hizmetler.
Dış kuvvetler: Güneş enerjisinden kaynaklanarak yeryüzü şekillerini biçimlendiren akarsu, rüzgar, buzul, dalga gibi etkenler.
Dış satım (ihracat): Bir ülkenin diğer ülkelere satmış olduğu mal ve hizmetler.
Dış turizm: Ülkeler arasında dinlenmek ve tatil geçirmek amacıyla yapılan geziler.
Doğal afetler: Kaynağını yerden veya atmosferden alan, can ve mal kaybına yol açan deprem, sel, heyelan, Çığ, dın, fırtına gibi olaylar.
Doğal gaz: Yeraltından çıkan yanıcı gaz. Doğal gaz petrolün bir biçimidir. Günümüsde yakıt olarak sanayi ve ısınmak için konutlarda kullanılmaktadır.
Doğalortam: Insan elinin değmediği saha. Böyle sahalarda, iklim, arazi şekli, toprak şartlarına göre canlılar (bitki ve hayvan) sahaya yerleşmekte ve bir denge kurmaktadır.
Dolin: Karstik arazide taşların erimesyile oluşmuş huni biçimi ndeki çukurluklar.
Doruk hattı: Dağların en yüksek noktalarında geçen sınır.
Duyma noktası: Havanın belli sıcaklıkta alabileceği en çok nemi yükseldiği andaki durumu. Bu nokta aşılınca yoğuşma başlar.
Dönence (tropik): Ekvator'un 28° 27' kuzey ve güneyinde bulunan paralel daireleri. Kuzeydekine Yengeç Dönencesi, güneydekine ise oğlak Dönencesi denir.
Dördüncü jeolojik çağ: En genç ve en kısa jeolojik dönem. Bu dönemde buzul arası devirler meydana gelmiştir. En belirgin özelliği ise insan neslinin meydana çıkmasıdır.
Drenaj: Suyun akması, bulunduğu sahadan sızarak uzaklaşması.
Drenaj alanı, havzası: Bir akarsu havzasında suların toplandığı alan.
Düden: Su yutan. Kireç taşlarını çözünmesi ile oluşan huni biçiminde bir karst şekli. Bazı göl ve akarsular düdenlerce yutularak yer altı ırmakları na geçer.
Dünya ekseni: Dünyamızın kendi etrafında yaptğı dönüş hareketinin ekseni. Kuzey ve Güney Kutup noktaları bu eksenin iki ucunu oluşturur.

-E-

Ekliptik düzlemi: Dünyanın güneş etrafında dönerken izlediği yörüngeye denir.
Ekstansif tarım: Ilkel metodla yapılan tarımdır. Doğal koşullara bağlıdır. Verim düşüktür.
Ekvator: Dünyamızı Kuzey ve Güney Yarım Küreleri'ine ayıran en uzun paralel dairesi.
Ekvator iklimi: Ekvator ve çevresinde görülen iklim. Bu iklim tipinde sıcaklık yüksektir ve yıl boyunca pek az değişir. Her mevsimde bol yağış düşer.
Engebellik: Yer kabuğu üzerindeki dağlar, tepeler, çukurlar, vadiler, platolar gibi yüzey şekillerinin tümünü ifade eden terim.
Enlem: Dünya üzerindeki herhangi bir noktayla Ekvator arasındaki meridyen yayının açı cinsinden değeri. Ekvator'dan uzaklaştıkça bu açı büyür; kutup noktasında tam 90° olur.
Epirojenik hareketler: Yer kabuğu üstünde geniş alaniı kubbeleşme ve büyük, yayvan çukurlaşma hareketleri. Yer kabuğunun geniş alanlı bu hareketleri deniz ve karaların oluşumuna da yol açar.
Epizodik akarsu: Kurak bölgelerdeki geçici akarsu.
Erg: Kum çölü.
Erozyon: Yer yüzünün taş ve toprak tabakasının akarsu, rüzgar gibi dşı etkenlerle aşındırılması.
Eşik: Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukur alanı birbirinden ayıran tümsek biçimindeki kabartılar.
Eş yükseıti eğrisi: Yer yüzünde aynı yükseltilerden geçtiği var sayılan çizgiler. Topoğrafya haritaları bu eğrilerle çizilir.

-F-

Fauna: Coğrafı bir alanda veya belli bir yaşama çevresinde bulunan hayvan türlerinin tümü.
Falez: Yalıyar Kıyılarda dalgaların aşındırması sonucu oluşan diklik.
Fay: Yer kabuğunun çeşitli bölümlerinin kırılması veya yarılması ile oluşan kırık yerleri. Kırılan yerlerin her iki tarafında da seviye değişiklikleri meydana gelebilir. Bunlardan yüksek kısma horst, çöken kısma ise graben adı verilir.
Federasyon: Küçük devletlerin tek bir devlet durumuna gelmek için yaptıkları ortaklık, devletler birliği.
Feribot: Arapa vapuru. Çoğunlukla boğazlardan arabaların bir yere taşıyan deniz aracı.
Ferrokrom: Krom içeren bütün çeliklerin, özellikle yüksek krom oranlı paslanmaz çeliklerin üretiminde kullanılan demir - krom alaşımı.
Fiskobirlik: (Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) Fiskobirlik, fındık üreticilerini değerlendirmek, fındlğın iç ve dış piyasalardaki sürümünü artırmak ve üreticiye destek olmak üzere 1938 yılında kurulmşutur. 200.0000'den fazla çiftçinin ortak olduğu birIiğin Giresun'da bir fındık işleme tesisi bulunmaktadır.
Fiyord: Eski buzul vadilerini deniz basmasıyla oluşan kıyı tipi.
Flora: Belli bir bölgede, belli bir ortamda doğal ya da yarı kendiIiğinden yetişen bitki türlerinin tümü.
Fosfat: Fosforit asitin tuzu. Doğada fosfatlı mineraller içeren yataklarda elde edilen fosfatın büyük bir bölümü, gübre sanayiinde kullanılır.
Föhn (fön) : Özellikle, kuru bir hava kütlesinin bir dağım yamacı veya üst kısmında alçalması ile havanın çevreden sıcaklı kalış verişi olmaksızın ısınması. Hava kütlesi alçalırken her 100 m'de 1°C kadar ısınır.
Fuar: Belli zamanlarda, belli yerlerde ticari mal sergilemek amacıyla açılan büyük sergi.

-G-

Gayzer: Belli aralıklarla fışkıran sıcak su kaynağı. Volkanik bölgelerde görülür.
Geçime dayalı tarım: Ürettiği ürünlerin kendi ihtiyaçlarını karşıladlğı tarım tarzı. Bu tarımda ürün pazarlaması pek olmaz, olsa bile satılan ürünlerden elde edilen gelirle ihtiyacı olan mallar alınır.
Geçit: Dağlık yerlerde kışın da geçişe müsait vadi veya boğaz biçimindkei kesimler.
Gel - git: Deniz sularının Ay'ın ve Güneş'in çekim etkisiyle yükselip alçalması. (Med - cezir)
Geosfer: Dünyamızı oluşturan iç içe küreler verilen ad.
Gezegen: Güneş'in etrafında dolaşan gök cismi. Dünyamız 9 gezegenden biridir.
Gideğen: Bir gölün fazla suların dışarıya boşaltan akarsu. Göl ayağı.
Graben: Iki yanındaki faylar boyunca çökmüş yer kabuğu parçası. Çöküntü hendeği.
Grizu: Kömür ocaklarında ortaya çıkan ve kolayca tutuşarak patlayabilen gaz.
Göl: Doğal olaylar soucu oluşan çukur sahalarda biriken durgun sular.
Gölet: Bir akarsuyun setle kapatılarak suyun tutulması.
Günberi (perihel) : Yer yuvarlağı'nın yıl içinde (elips şekiındeki yörünge üzerinde) Güneş'e yakın bulunduğu nokta.
Göndönümü (soıstis) : Güneş ışınlarının Kuzey ve Ganey Yarım Kürelerde yeryüzüne en dik geldiği zamanlar.
Günöte (afel) : Yer yuvarlığının yıl izine (elips şeklindeki yörünge üzerinde) Güneş'e en uzak olduğu nokta.
-H-

Haliç :
Denize ulaşan akarsulardan bazılarının ağzında gel - git etkisiyle oluşan huni biçimindeki girinti.
Hammadde : Bir eşyanın ya da malın yapımı için gerekli temel madde. Örnek pamuk, dokuma endüstrisinin; demir cevheri, demir - çelik endüstrisinin hammaddeleridir.
Hara: At beslenen çiftlik.
Hava küre : Dünyamızı kuşatan ve gazlardan oluşan küre. Atmosfer.
Havza : 1) Akarsuların su toplama alanı (akarsu havzası), 2) Bir deniz veya göle dökülen akarsuların toplam alanı (Karadeniz havzası), 3) Etrafı yüksek alanlarla çevrili olan çanak şeklindeki saha (Gediz çökütü havzası) 4) Tortulanma olayının çukurluk, birikme havzas.
Heyelin : Bir dağı, tepinin ya da yamacın bir kısmının yer değiştirmesi. Yamaçların çok dik olması, bol yağışlar, hızlı kar erimesi ve su alınca kaygınlaşan kayatürleri heyelanların meydana gelmesine yol açan başlıca sebeplerdir. Eğer kayan kısım yalnız topraktan oluşursa, buna toprak kayması denir.
Heyelin gölü : Toprak kayması sonucu oluşan çukurlarda suların birikmesi ile meydana gelen göl.
Hidroelektrik : Akarsulardan ve çağlayanlardan elde edilen elektrik enerjisi. Buralarda kurulan santrallerde yüksekten düşen suyun gücü türbinler vasitesiyle elektrik enerjisine dönüşür.
Hidrosfer : Yer kabuğunun çukur yerlerini dolduran suların (denizlerin, göllerin, okyasunsalır) tümüne verilen ad. Su küre.
Higrometre : Nem ölçer.
Hinterland (ard bölgesi) : Bir limanın, işlek bir pazarın gerisinde kalan alanlar. Bir limanın gerisi ne kadar geniş ve gelişmiş olursa o liman o kadar canlı olur.
Horst : Iki yanındaki faylar boyunca yükselmiş yer kabu~u parçası.

-I-

Işık yılı:
Saniyede yaklaşık 300.000 km hızla ilerliyen lşlğın 1 yılda aştlğı mesafe. Kabaca 9,4 x 10,12 kilometre eşittir.

-İ-

İç göç:
Ülke içinde insanların yer değiştirme hareketi.
İçmece: lçildiğinde çeşitli hastalıklara iyi gelen madeni kaynak suları.
İç kuvvetler: Yer yuvarlağının içindeki enerjiden kaynaklanarak yeryüzü şekillerini oluşturan yer kabuğu hareketleri, deprem, volkanizma gibi etkenler.
İç turizm: Bir ülkenin kendi sınırları içinde yapılan geziler.
İğne yapraklı orman: Yaprakları iğne biçimindeki ağaç türlerinden (çam, gökner, ladin) meydana gelen orman.
İhracat: Yabancı ülkelere mal satımı. Dış satım.
İpek böçekçiliği: Ipek ipliği veya ipek böceği kozası elde etmek amacıyla ipek böceği yetiştirme işi.
İstihdam: Insana iş veya görev verilmesi.
İthalat: Yabancı ülkelerde mal satım alamı. Dış alım. basınç eğrisi.
İzobar: Aynı basınç değerine sahip noktalarını birleştiren eğri. Eş basınç eğrisi.
İzobat: Deniz ve göl haritalarında eşit derinlikteki yerlerden geçiren eğri. Eş derinlik eğrisi.
İzohips: Yer şekillerini göstermek için kullanııan, aynı yükseklikteki yerlerden geçen eğri.
Eş yükselti eğrisi.
İzoterm: Aynı sıcaklıktaki yerleri birleştiren eğri. Eş sıcaklık eğrisi.
İzoyet: Aynı miktar yağış alan yerleri birleştiren eğri. Eş yağış eğrisi.

-J-

Jeontiklinal: Epirojenik hareketlerle uzun zamandır yürkselen ve buna bağlı olarak sürekli aşınan, yeryüzünün büyük ve yayvan yükseklikteki alanlarıdır.
Jeopolitik: Coğrafi şartların, özellikle coğrafi konumun uluslararası siyasette oynadrğı rolü inceleyen ve bundan sonuçlar çıkarın bilim dalı.
Jeosenklinal: Kalın tortuların biriktiği ve zamanla kıvrımlı dağların oluştuğu büyük ve tabanıarı oynak okyanus çanakları.
Jeotermal enerji: Yerin derinliklerinden gelen sıcak buhar, gaz ve sudan elde edilen enerjidir. Fışkıran gaz ve su buharı yoluyla Jenaröterleri çalıştırarak elektrik enerjisi elde edilir.
Jeoterm basamağı: Yerin derinliğine indikçe sıcaklığın 1°C artması için gerekli olan derinlik. Ortalama 33 m olarak kabul edilmiştir.
-K-

Kadastro haritası: Bir ülkede her çeşit arazi ve mülklerin yeri, alanı ve sınırlarını gösteren harita. Bu harita devlet tarafından yapılır.
Kaldera: Bir volkanın patlaması veya tepe kısmının çökmesi sonucunda oluşan geniş çukur.
Kalkınmada öncelikli yöre: Ekonomik yönden kalkınmada geri kalmış olan ve kalkınması için devlet tarafından çeşitli yardım ve kolaylıkların sağlandığı yöre.
Kanyon: Derin ve dimdik yamaçlı boğaz biçimindeki vadi. .
Kapalı havza: Akarsuları denize ulaşamayan bölge. Örnek: Iç Anadolu kapalı havzası.
Kaplıca: Sıcak su çıkaran bir çeşit kaynak. Yerin derinliklerinden gelen ve çeşitli minerallere sahip olan bu sıcak sular, çeşitli hastalıkların tedavisinde fayda sağlamaktadır.
Karadeniz Ekonomik Işbirliği (KEIB) : Karadeniz'de sahili bulunan ve bu denizle ekonomik i1intisi olan ülkeler arasında işbirliğini öngören proje. Türkiye'nin girişimi ile başlayan proje ile ilgili işbirliği bildirisi, üye ülkelerce 1992'de imzalanmıştır.
Kara iklimi: Karaların deniz etkilerinden uzak iç kesimlerinde görülen iklim. Özellikle sıcaklığın gece ve gündüz arasında ve mevsimlere göre çok değişmesiyle kendini belli eder. Karasal iklim de denir.
karasallık: Karaların etkisiyle meydana gelen iklim özellilerini belirten terim.
Karstik olaylar: Suyla çözünen kalker ve jips gibi taşların bulunduğu alanlarda, çözünme yoluyla meydana gelen yer şekillerine verilen genel ad.
Karstlaşma: Kireç taşı ve jips gibi su ile çözünebilen kayalarda çözünme olaylarının durumu.
Karst topoğrafyası: Kireç taşı ve jips gibi eriyebilen kayaların çözünmesi ve çözünmüş maddelerin yeniden birikmesi ile oluşan arazi.
Kayaç: Yer kabuğunun ana malzemesini oluşturan taş ve kayalar.
Kaya çölü (hammada) : Yer yüzündeki materyalin rüzgar tarafından üflenerek götürülmesi sonucu kayaların yüze çıktığı, kurak ve bitki bitki örtüsünden yoksun yerler.
Kaya tuzu: Doğadan billur durumunda bulunan tuz.
Kendir (kenevir) : Sapındaki liflerden halat, çuval gibi kaba örgüler yapılan bir bitki.
Kırgıbayır: Yamaçların selinti sularıyla aşındıklarında ortaya Çıkan çok girintili çıkıntılı yapı.
Kıtasal kabuk: Dünyada kara yüzeyinde bulunan ve silisyum yönünden zengin olan kabuktur.
Kıta sahanhğı: Şelf. Deniz kıyı sı ile ortalama 200 m derinlik arasında bulunan ve jeolojik olarak bitişiğindeki kara parçasının uzantısı olan sığ deniz.
Kıvrım: Yer kabuğunun esnek (plastik) kısımlarınnı eğilip bükülmesi sonucu ortaya çıkan şekiL.
Klimatik toprak: Sadece iklimin etkisine bağlı olarak oluşan toprak.
Kolüvyal toprak: Aşınma sonucu dağların eteklerinde biriken toprak.
Kom: Sadece hayvanların otlatıldığı sahalarda kurulan geçici yerleşme tipi.
Konfeksiyon: Hazır giyim eşyası.
Konum: 1) Bir yerin Dünya üzerindek iyeri. 2) Bir yerin denizlere, ticaret yollarına, başka ülkelere göre yeri.
Korrrazyon: Akarsu yatağında katı parçaların yatağac çarparak oluşturduğu aşındırma şekli. Rüzgarlar da taşıdıkları ince parçacıkiara çarparak aşındırma yaparlar.
Korrozyon: Kimyasal yönden oluşan bir aşınma.
Krater: Bir volkan konisinin tepesindeki çukurluk, volkan ağzı.
Kristal: Mineralin belirli bir geometrik şekli almış olması.
Krom: Demir ve manganeze benzeyen beyaz metal. Aşınmaya karşı dirençli olması ve çok sert olması nedeniyle çelik ve öteki metallerin korunmasında kaplama olarak veya alaşımlarda kullanılır.
Körfez: Denizin karaya doğru sokulmuş büyük ve derin girinti.
Kum çölü: Başka yerlerden rüzgarlarla getirilen kumların biriktirdiği ve üzerinde irili ufaklı kumulların bulunduğu çöl.
Kumul: Kumların rüzgarla taşınıp yığılmasıyla oıuşmuş tepe veya sırt. Bazı çölkumulları kilometrelerce uzunlukta ve 1 - 2 yüz metre yüksekliktedir.
Kurşun: Mavimsi gri renkte çok ağır metal. Akümülatörlerin yapımında, matbaa harflerinin dökümünde, su ve gaz borusu imalinde kullanılır.
Kutup: Yer yuvarlağının, ekvatordan en uzak kuzey ve güney noktaları Dünya ekseninin iki ucundan biri.
Kutup dairesi: Kuzey ve Güney Yanm Küre'de 66' 33' enlem inden geçtiği var sayılan çembere verilen ad.
Kül konisi:
Volkandan püsküren ince külleri n birikmesi sonucu oıuşmuş bulunan koni biçimli küçük volkanik tepeler.
Kükürt: Limon sarı sı renginde element. Lastik sanayiiinde, eczacılıkta, kibrit yapımında ve hava fişek imalatında kullanılır.
Külliye: Bir caminin çevresinde cami ile birlikte inşa edilmiş, medrese, imaret, kütüphane, hamam gibi yapıların bütün.

-L-

Lagün: Kıyılarda, denizden setle ayrılmış, genellikle sığ göl veya deniz girintisi. Deniz kulağı.
Lapya: Kalkerlerin yüzeyinde çözünmeyle oluşan çeşitli küçük şekiller.
Laterit: Sıcak ve nemli ekvatoral bölge toprağı.
Lav: Volkanizma esnasında çıkan sıcak ve akıcı mağma ürünü malzeme. Bunların katılaşması ile dış püskürük kayalar oluşur.
Lejant: Haritaların altına konan harita anahtarı.
Litosfer: Yer yuvarlağının kayalardan oluşan katı dış küresi. Taş küre.
Lös: Rüzgar tarafından aşınarak çökeltilmiş toz ve mil boyutundaki toprak.
Lüle taşı: Ülkemizde Eskişehir yakınlarında çok bulunan sarımsı beyaz renkte kolay işlenebilen mağnezyum sikilat. Çeştili süs eşyası yapımında kullanılır.

-M-

Maar:
1) Magmadan gelen gazların yüzeydeki kütleyi parçalayarak oluşturduğu çukur saha. 2) Bataklıklara yayılan lavların suyu buharlaştırması sonucu oluşan basınçla üstte bulunan kütlenin patlaması ile oluşan çukurluk.
Maden cevheri: Içinde belli oranda maden içeren kaya ya da toprak.
Magma: Ergiyerek sıvı haline geçmiş kızgın ve akıcı manto malzemesi.
Maki: Akdeniz ikliminin doğal bitki topluğu. Kısa ve bodur defne, mersin, kocayemiş gibi bitkilerden oluşan ve sürekli yeşil olan bir çeşit çalılık.
Makineli tarım: Tarımsal faaliyetlerin insan ve hayvan gücü yerine traktör, pulluk, mibzer, biçerdöver gibi makinelerle yapılması.
Makroklima: Geniş alanlarda görülen büyük iklim tipi.
Mamül: Yapılmış işlenmiş eşya, yiyecek ve benzeri. -
Manganez: Demire benzeyen ve daha çok alaşımlar halinde kullanılna bir metal. Dah açok esnek darbeye ve aşınmaya karşı dayanıklı çeliklerin imalinde kullanıır.
Mandıracılık: Kapalı ahırlarda sütü için hayvan besleme işi.
Manto: Yer kabu{lunun altında yer alan geosfer.
Masif: Eski kıvrımlarla oluşmuş arazi parçası. Eski kütlede denir.
Mecra: Akarsuyun geçti{li yatak.
Menderes: Bir akarsuyun az eyimli bölgelerde meydana getirdiği büklümler.
Menfez: Kara ve demir yolların ıkesen dereciklerin sularının yolun altından geçmesini sağlayan küçük tüneller.
Mermer: Bileşimde % l5'ten fazla kalsiyum karbonat bulunan genellikle beyaz renkli ve damarlısı da olan cilalana bilen başkalaşmış sert billurlaşmış kireç taşı.
Metropol: Büyükşehir. Büyükşehirler ile onlara çok yakın olan daha küçük yerleşme alanlarını bir arada ifade etmek için kullanılan terim.
Meridyen daireleri: Dünyamızın kutup noktalarından geçtiği ve ekvatoru birer derece aralıkla böldüğü varsayılan çemberler. Ekvatoru dik açıyla keserler. Bunlardan Greenwich gözlem evinden geçen meridyen 0° meridyeni ya da başlangıç meridyeni sayılır.
Mezraa: Yaz döneminde hem tarım hem de hayvancılık yapılan geçici bir yerleşme tipi.
Mikroklima: çevreye göre farklı özellikleri olan küçük alanlı iklim.
Milli gelir: Bir yıllık toplumsal üretimde üretim araçları için harcananların düşülmesinden sonra kalan gelir.
Milli park: Bilimsel ve estetik bakımından milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel değerleri korunan dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçası.
Mineral: Yer kabu{lunun ana maddesi olan katı, do{lal ve inorganik maddeler.
Modernizasyon: Ça{ldaşlaşma, yenileşme.
Montaj: Bir bütünü oluşturan ayrı parçaları birleştirmek.
Moren: Buzullar tarafından kayalardan koparıklarak bünyelerine alınan ve buzulun erimesi sonucu biriktirilen köşlei taş ve kaya parçaları. Buzul taş.
Muson iklimi: Muson rüzgarlarının etkisi ile meydana gelen yazı yağışlı, kışı kurak iklim tipi.
karakteristik örneği: Güney ve Güneydo{lu Asya'da görülür.
Muson rüzgarı: Kıtaların bazı bölgelerinde yazın denizden kışın karadan esen devirli rüzgar. Karaların ve okyanusların farklı ısınmasından oluşur.

-N-

Nadas:
Toprağın kuwetlenmesi için tarlayı sürmeden veya sürdükten sonra dinlenmeye bırakmak.
Nato: Kuzey Atlantik Paktı. 1949'de A.B.D., Kanada ve bazı Avrupa ülkeleri tarafından kurulan ve Türkiye'nin de üyesi bulundu{lu savunma birliği.
Nüfus: Bir ülkede bir bölgede yaşayanların oluşturdu{lu toplam sayı.
Nüfus yoğunluğu: 1 km2'ye düşen insan sayısı.
-O-

Obruk: Karstik alanlarda çözünme ve çökme ile meydana gelmiş kuyu biçimli yer şekli. Bazıları kurudur, bazılamını içinde su vardır.
Oklüzyon: Kavuşmuş cephe. Arkadan gelen bir cephenin daha hızlı hareket ederek önde bulunan cepheye kavuşması. Bu olay özellikle dağların yamaçlarında gerçekleşir.
Okyanusal kabuk: Okyanus tabanıarında magmadan gelen malzemenin katılaşması ile oluşan kabuktur. Bu kabuğun yoğunluğu kıtasal kabuğa göre fazladır.
Oltu taşı: Süs eşyası yapımında kullanılan parlak siyah renkli bir tür linyit.
Opec: Çoğunluğu Ortadoğu ülkelerinin oluşturduğu pertor ihraç eden ülkeler birliği.
Orojenez: Dağ oluşum hareketi.
Orojenik hareket: Dağ oluşumunu meydana getiren yer hareketi.
Otlak: Ekim dikim alanları dışında kalan ve ot bitkilerinin yetiştiği hayvanların otlatlldlğı yerler. Mera.
Otlak hayvancılığı (mera hayvancılığı) : Hayvanların otlaklarda taze Otla beslenmesine dayalı olarak yapılan hayvancılık.
Otoban: Oto yol. Hızlı bir trafik akımını sağlamak amacıyla yapılan çift yönlü geniş yol.
Otomotiv sanayi: Motorlu kara taşıtlarını üreten bir sanayi kolu.
Ova: Bulundukları yerde çevresine göre çukurda kalan çoğunlukla alüvyonlarla kaplı düzlükler. Ovalar bulundukları yere göre veya oluş şekilleme göre değişik isimler alırlar. (Delta ovası, kıyı ovası v.b.)

-Ö-

Ölçek:
Yer yüzündeki gerçek uzunlukların, haritaya geçirilirken küçültüldükleri oran.
Özel sektör: Ekonomik alanda faaliyet gösteren kişiler veya özel kuruluşlar.

-P-

Pakt:
Antlaşma.
Paralel daireler: Dünyamızın her iki yarım küresinde birer derece aralıklarla Ekvator'a paralel olarak geçtiği varsayılan çemberIer.
Parazit koni: Ana volkan konisinin çevresinde bulunan yan koniler.
Pasifik tiyi kıyı: Dağ sıralarının eteklerinde boyuna uzanan dik kıyı olup kıyı önünde deniz çoğu kez birdenbire derinıeşir.-
Penepien: Dış güçlerin aşındırması sonucunda meydana gelen, deniz seviyesine yakın, hafif dalgalı arazi bizimi. Yontukdüz.
Peri bacası: Kolayca aşınabilen taş va kayalardan (tüflü arazi) oluşmu, sivri kule veya piramit görünüşlü yer bizimi.
Perlit: Feldspat cinsinden suyu az ve eridği zaman inciye benzeyen taneleri olan yanardağ kaynaklı inci taşı. Inşaatlarda yalıtım malzemesi olarak kullanır.
Petro - kimya sanayii: Petrolden elde edilen çeşitli ürünlere lastik, Plastik gibi üretim yapan sanayi kolu.
Pipe - line: Ham petrol taşıyan boru hattı.
Piroklastik malzeme: Volkanizma esnasında çıkan kül, kum, çakıl gibi taneli malzeme.
Plankton : Sularda yaşayan mikroskobik canlılar.
plato : Vadilerle derin şekilde yarıimış, üzeri hafif engebeli yüksek düzlük. Örnek: Taşeli pıatosu.
Playa : Kurak bölgelerde dağların eteklerindeki tuzlu bataklık.
Plüvyometre: Yağış ölçer.
Polar hava : Kutuplara yakın sahalarda oluşan soğuk hava.
Polye : Karst ovası. Karstik sahalarda kireç taşlarını çözünmesi sonucu oluşan büyük düzlük.
Populasyon: Belli bir yerde yaşayan aynı türden bireylerin toplamı.
Projeksiyon: Coğrafi şekli ve olyalran ıdüzleme geçirme yöntemi. Harita iz düşümü.

-R-

Radyasyon:
Bir cismin sıcaklık şeklinde yaydığı enerji olayıdır. Sıcaklık yayan veya veren cisimler ise ısınır. Gündüzün güneşten alınan enerji ile ısınma olur, gece ise bunun tersi olduğundan soğuma meydana gelir. Güneş radsaysonu: Güneşten uzaya yayılan enerjidir. Bu enerji, dünya yüzeyine çarptığında sıcaklığa dönüşür.
Rafineri: Petrol arıtma tesisi
Rafting: Genellikle akış hızı yüksek akarsularda şişme botlarla veya konu, gibi araçlarla yapılan seyahat (Akarsu sporu).
Regresyon: Denizin çekilip su aıtındaki alanların karaya katılması.
Rejim: Sıcaklık, yağış, akarsu debisi gibi elemanların yıl içindeki dağılışı.
Rendzina: Killi kireçli araziler üzerinde bulunan çoğunlukla koyu renkli ve taşlı toprak.
Rezerv: Yatağında veya havzasında bulunduğu hesaplanan henüz işletilmemiş madenier.
-S-

Sanayi:
Endüstri. Bir ve birden fazla ham maddeyi çeşitli yollardan işleyerek işlenmiş madde haline dönüştürme yöntem ve araçların tamamı.
Sarp: Çıkılması güç, dimdik kayalıkların bulundukları yerler için kullanılan bir terim.
Sander düzlüğü: Buzullardan çıkan akarsuların, buzullar önünde oluşturulduğu alüvyon düzlükler.
Seki: Vadilerde, akarsuların biriktirdikleri maddeler veya anakaya içine yeniden gömülmesi sonucunda meydana gelen basamak veya sahanlık. Taraça.
Selüloz: Bitkilerin hücre yapısındaki bir karbonhidrattır, kağıt, suni ipek ve patlayıcı madde yapımında kullanılır.
Senklinal: Tabakaların tekne biçimindeki kıvrılma şekli.
Seracılık: Hava şartlarına karşı korunmuş, can veya naylonla kaplı yerlerde sebze veya meyve yetiştirmek.
Seramik: Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazço, çanak, çömlek.
Sirk: Buzulların aşındırması ile oluşan önü açık çanak.
Sirk gölü: Buzul çanağının su ile dolması sonucu oluşan göl.
Skayer kıyılar: Örtü buzullarıyla biçimlenmiş alanlarda, hörgüç kayaların ve buzul taş tepelerinin sular altında kalmasıyla meydana gelen kıyı tipi. Binlerce adacıktan oluşur.
Step: Bak. Bozkır.
Soğurma: Işık ya da ısının bir bölümü veya tümünün cisimlerin içinden geçerken emilmesi.
Solstis: Güneş ışınlarının her iki yarım kürede 23° 27' da bulunan enlemlere dik gelmesi.
Yaz solstisi: 21 Haziranda güneş ışığının 23° 27' kuzey enlemde uzanan yengeç dönencesine dik geldiği zaman.
Su bölümü çizgisi: Akarsu havzalarını birbirinden ayıran çizgi.
Su küre: Hidrosfer.
Subpolar: Orta kuşak ile kutup kuşağı arasındaki yerleri belirten sıfat.
Subtropikal: Tropikal ve orta kuşaklar arasındaki geniş alanını belirten sıfat.

-Ş-

Şayak:
Kaba dokunmuş, dayanıklı bir tür kumaş.
Şelale: Büyük çağlayan. Akarsuların yüksek yerlerden dökülüp aktığı yer.
Şelf: Kıta sahanlığı.

-T-

Taban seviyesi:
Yer kabuğunun dış etkenlerle aşındırı/masında, düzenleyici roloynayan seviye. Deniz sevyiesi, genel taban seviyesidir.
Tabii soda (Trona) : Doğal sodyum karbonat. Cam ve boya sanayiinde katkı maddesi olarak kullanılır.
Talveg: Akarsu yatağının en derin noktalarını birleştiren çizgi.
Tariş: ğzmir, incir, üzüm, pamuk ve zeytinyağı tarım Satış Kooperatifler Birliği): 1937'de kurulan birliğin Ege Bölgesi'nde ürünleri işleyen çeşitli tesisleri bulunmaktadır.
Taş: Yer kabuğu oluşturan ana malzemeye verilen ad. Aynı anlamda, kaya ve kayaç terimleride kullanılır.
Taşa - dayalı sanayi: Tuğla, kiremit, kireç, çimento, fayans, karo gibi inşaat malzemelerinin üretildiği sanayi kolu.
Tayga: Orta kuşağın şiddetli kara iklimi etkisindeki soğuk bölgesinde iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanıara verilen ad.
Tekstil: Dokumacılık.
Tekstil sanayi: He türlü giyim eşyalarının üretildiği bir sanayi kolu.
Tektonik: Yer kabuğu yapısının oluşumu ve iç kuwetlerle şekillenmesini inceleyen bir bilim dalı.
Tektonik hareket: Kabuk tabakasındaki kırılma, yükselme ve alçalmayı oluşturan tüm hareketleri kapsar.
Tepe: Küçük yer kabartısı. Çevresindeki çukurluklara göre yükseklik gösteren yer kabartısI. Bazen çok yüksek dağların zirve kısımlarına tepe adı verilir. (Örnek: Everest tepesi gibi)
Termik santral: Petrol ürünleri, doğal gaz ve kömürle çalıştırılan santral.
Termik enerji: Petrol ürünleri, doğal gaz ve kömürün yakılması ile sağlanan enerji.
Tersane: Gemi yapılan ya da onarılan yer, tezgah.
Tetis: Eski Dünya'da Alp sistemine bağlı genç dağların oluştuğu jesenklinale verilen ad. Batı dillerinde Tethys biçiminde yazılır.
Ticaret: Üretilen bir malın kar amacıyla tüketiciye ulaştırılması işi.
Tiftik: Tiftik keçisinin, ince yumuşak ve parlak yünü.
Topografya: Yeryüzü şekilleriyle eş anlamlı terim.
Tapografya haritası: Yeryüzü şekillerinin eşyükseıti eğrileri ile gösterilmesi.
Transgresyon: Denizin karaya doğru i1erlemes.i
Traverten: Suda çözünmüş kirecin yer yüzünde ya da mağar-alarda çökelmesiyle oluşmuş çeşitli biçimdeki çökertiler. Ö Pamukkale'deki kireç çökeltileri.
Tropik: Dönence.
Tropopoz: Troposferin stratosfere geçtiği üst kat.
Tundra: Kutuplara komşu soğuk, yazı çok kısa, ağaç yetişmeyen bölgeler. Bitki topluğu yosunlardan, otsulardan ve bazı cüce çalılardan oluşur.
Turfanda: Başka yerlere göre, bir yerde erken yetişmiş sebze ve meyve.
Turizm: Dinlenmek, eğlenmek, görmek ve tanımak gibi amaçlarla yapılan gezi.
Turunçgiller: Narenciye, Akdeniz iklim şartları altında yetişen portokal, limon, mandaline, greyfurt gibi meyvelerin tamamına verilen ad.
Tuvönan: Ayıklanmış, yıkanmış ve konsantre edilmi maden cevheri.
Tuzla: Tuz elde edilen yer.
Tüf: Volkan bacasından çıkan volkanik malllzemenin hepsine verilen ad.
Tüf konisi: Volkanlardan çıkan tüflerin oluşturduğ ukoni biçimli küçük volkanik tepeler.

-U-

Ulaşım:
Köyler, kentler, ülkeler arasında bir yerden başka bir yere gidiş, geliş.
-V-

Vadi:
Akarsu aşındırması sonucunda oluşan bir yatak ve onu sınırlayan yamaçlarla birlikte oluşan uzun çukurluk.
Vaha: Çöllerde, akarsu kenarlarında, yer altı suyunun yüzeye çıktlğı yerlerde ya da kuyuların etrafındaki yaşama elverişli yer.
Vertisol: Dönen toprak. Killi araziler üzerinde oluşan killi topraklar, yazın kuruduğunda çatlarlar, çatlaklar boyunca üstten alta doğru toprak parçaeıkiarı dökülür, kışın ise toprak su alarak şişer ve altta bulunan toprak yüzeye doğru yükselir.
Volfram: Tungsten adı da verilen kalay beyazlığındaki ağır metal. Elektrik direncinin yüksek olması sebebiyle akkor lambalarda, eksme çeliklerin imalinde, makine ve uzayaraçları sanayiinde kullanılır.
Volkan: Yer yuvarlığı içindeki kızgın ergimiş ve katı maddelerin yeryüzüne çıktlğı yer. Türkçe yanardağ ile eşanlamlı. Yanardağlardan püsküren maddelerin birikmesiyle çeşitli yüzey şekilleri (koniler, lav platolar vb.) oluşur.
Volkanizma: Yer yuvarlığı içindeki magmanın yer kabuğu içine sokulması ve yeryüzüne çıkması süreci.

-Y-

Yağmur ormanı: Ekvator bölgesindek isık ve daima yeşil ormanlara verilen ad. Ekvatoral ya da tropikal orman da denir.
Yamaç deposu: Dağlardan taşınan çeşitli boyuttaki malzemelerin yamacın eteğinde birikmesi ile oluşan depo.
Yanardağ: Mağmanın yüzeye çıktlğı yerde oluşan dağ.
yapağı: Ilkbaharda kırkılan koyun yünü.
Yaprak orman: Kışın yaprak döken, geniş yapraklı ağaçlardan (kayın, meşe, gürgen, kestane vb.) meydana gelen orman. Yayvan yapraklı orman da denir.
Yarı çöl: Kuraklık ve bitki örtüsü bakımından çÖllerle bozkırlar arasındaki bölge.
Yarı kurak bölge: Nemli orman bölgelerinden daha az yağış alan, ama çöllerden daha nemli, bozkırlar ve ağaçlı bozkırlarla kaplı alan. Örnek: Iç Anadolu. Ortalam yağış genellikle 200400 mm arasındadır.
Yarı tropikal bölge: Orta kuşak ile tropikal kuşak arasında yer alan sıcak iklim. Bu iklimin görüldüğü yerlerin bazıla yağışlı, bazıları kuraktır.
Yarımada: Ana karadan denize doğru uzanan kara parçası.
Yarım küre: Ekvatorun kuzey ve güneyindeki yarım küreler. Kuzey Yanm küre: Ekvatorun kuzeyindeki yarım küredir.
Yarma vadi: Iki düzlük arasındaki yükseklik üzerinde akarsuların oluşturduğu dar ve derin vadi.
Yayla: Orman sınırının üstünde veya onay kanı sahalarda yaz döneminde hayvan otlatılan yer. Bu sahalar aynı zamanda Akdeniz BÖlgesi'nde olduğu gibi, yazın dinlenme yeri olarak da kullanılır.
Yayla yerleşmesi: Hayvan otlatma ve dinlenme amacıyla yapılmış mesken topluluğu.
Yer altı suyu: Yüzeyde sızarak yer aıtındaki çeşitli tabakalar ve çatlaklar arasnıda değişik şekillerde bulunan suların tamamı.
Yer kabuğu: Dünyanın 30 - 40 km kalınlıktaki dış kabuğu. Çoğu kez taş küre ile aynı anlamda kullanılır.
Yer şekilleri: Yer kabuğunun yüzeyinde, iç ve dış kuwetlerin etkisi altında meydana gelen bütün şekillere verilen genel ad. Çoğu kez yüzey şekileriyle ayna anlamda kullanılır.
Yoğuşma: Su bularının sıvı veya katı hale dönüşmesi olayı.
Yontuk düz: Akarsu aşındırması sonucu denize yakın seviyeye kadar alçalmış çok az dalgalı bir yüzey.
Yöre: Daha farklı özelliğiyle bir bölümün diğer kesimlerinden ayrılan alan.
Yüksek enlemler: Orta kuşak ile kutuplar arasındaki enlemleri kapsar.
Yükseıti: Bir yerin (dağ, tepe, plato, ova, şehir, köy) deniz yüzeyinde yüksekliği.
Yüzey şekilleri: Karaların üzerinde görülne topoğrafya şekillerinin tümü. Dağlar, ovalar, platolar, vadiler, havzalar, küçük ya da büyük çukurlar, sekiler gibi çok değişik boyuttaki şekillerin tümü yüzey şekilleri kapsamına girer. Yer şekilleri ile aynı anlamda kullanılır.

-Z-

Zahire: Gereğinde kullanmak için saklanan tahıl.
Zımpara taşı: Bileşiminde çok sert alümin kristalleri bulunan ve aşındırıcı olarak kullanılan kayaç.


...BU YAZIYI 865 KİŞİ OKUDU.
 
< Önceki   Sonraki >
Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfam Yap
25.jpg
9.jpg






DÜNYADA SAATLER
Webdesign by Webmedie.dk Webdesign by Webmedie.dk